Rüya Tabirleri Sözlüğü A B C D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Rüya Tabirleri Oyunlar,oyun,oyundelisi.net

Rüya Tabirleri

Ruyalar.com Türkiye'nin kişiye özel ücretsiz rüya tabirleri portalıdır. Sitemize göndermiş olduğunuz rüyalarınız Uzman yorumcular tarafından ücretsiz olarak tabir edilir. Aynı zamanda üyelerimizinde rüya tabirlerimize yorumları ve katkılarınıda görebilirsiniz. Lütfen web sitemizi standart rüya ve rehber dizinleri ile kıyaslamayınız. Sitemiz size özel ve kaliteli rüya tabirleri sunar.

moda
Uyku Hastalıkları > Uykusuzluk

Uykusuzluk

Uykusuzluk (İnsomni) en sık karşılaşılan uyku problemidir. Uyuyamamak veya uykudan anormal saatlerde uyanarak uykuyu sürdürememek ile karakterize bir durumdur. Çoğu kişi yaşamlarının bir aşamasında uykusuzluktan muzdarip olur. Toplumun yaklaşık üçte birinde 1 yıl içinde en az bir kez uykusuzluk dönemi ortaya çıkar. Toplumda % 10-15 oranında kronik uykusuzluk görülür. Uykusuzluk tıbbi, ekonomik, sosyal ve psikolojik önemli sonuçları olan bir uyku bozukluğudur.

Uykusuzluk kişinin sadece uyuduğu süreyle ilgili değildir. Önemli olan uykunun kalitesidir. Sabahları kişi kendisini dinlenmemiş hissederek kalkar. Uykusuzluk; uykuya dalma güçlüğü, uykuyu sürdürme güçlüğü (gece sık sık uyanmalar) ya da sabah erkenden uyanıp tekrar uyuyamama şeklinde olabilir. Kadınlarda ve yaşlılarda daha sık görülmekle birlikte her yaşta ve her iki cinste de görülebilmektedir. Gençlerde daha çok uykuya dalma güçlüğü gözükürken yaşlılarda diğer ikisi sık ortaya çıkar.
 
Depresyon, yaşam değişiklikleri, yaşam olayları, stres etkenleri gibi birçok neden uykusuzluğu alevlendirebilir. 
 
Uykusuzluk genel olarak birincil ve ikincil olarak ikiye ayrılabilir. Birincil olan uykusuzluk genellikle çevresel etkenlere ya da kişinin zihinsel süreçlerine bağlı olarak ortaya çıkar. Çevresel etkenler arasında ışık, ses ve gürültü sayılabilir. İkincil uykusuzlukta ise sağlık sorunları, ağrı, ilaçlar, alkol ya da psikiyatrik bozukluklar birincildir.
 
Uykusuzluk birincil olsa bile kişide huzursuzluğa, gerginliğe, depresyona, performansta azalmaya, günlük yaşantıda istenmeyen kazalara ve yorgunluğa yol açabilir. 
 
Birincil uykusuzlukta kişide uyuyamayacağına ilişkin olumsuz şartlanmalar ve bilişsel çarpıtmalar vardır. Kişi gece yatağa yatmadan “yine uyuyamayacağını” düşünmeye başlar; bu belirgin bir huzursuzluğa yol açar; bu huzursuzluk nedeniyle kişinin uykusu tekrar kaçar ve sonuçta kişinin bir türlü kıramadığı bir kısır döngü ortaya çıkar. Bu aşamada bir profesyonel yardım kaçınılmazdır.
 
Uykusuzluk kadınlarda daha yaygındır. Menopoz, adet dönemi ve hamilelik bu yaygınlığa neden olan etkenlerdir. 
 
Uykusuzluk tanısı kolay olan bir uyku bozukluğudur. Genellikle uyku laboratuarında uyku çalışması yapılmaya ihtiyaç duyulmaz ancak bazı durumlarda polisomnografi gerekebilir. Özellikle kişide horlama, gece uykusuzluğa karşın gündüz uykululuk hali, uykuda bacak hareketleri ya da uykuda bölünmelere neden olan başka durumlar varsa uyku laboratuarı tetkiki gereklidir. 
 
Uykusuzluğun tedavisinde çok sayıda yaklaşım vardır. İlaçlar genellikle kısa süreli durumlarda verilebilir ancak kısa süre kullanılmalıdırlar. Belirgin huzursuzluk ya da depresyon varsa antidepresan ya da bunaltı giderici ilaçlar yardımcı olabilir. Uzun süreli uykusuzluk durumlarında ilaçlar, özellikle yeşil reçeteyle verilenler, faydalı değil; tam tersine zararlıdır. Bu durumlarda ilaçlara bağlı yan etkiler ve ilaca bağımlılık gelişebilir.
 
 
Özellikle uzun süreli uykusuzluk tedavisi için davranışsal ve bilişsel yaklaşımlar oldukça faydalıdır. Yapılandırılmış uyku hijyeni, uyku kısıtlaması, relaksasyon uygulamaları başarılı yöntemlerdir. Bu yöntemlerin uygulaması konusunda bir uzmandan yardım almak gereklidir. 

Uykusuzluğun Nedenleri Nelerdir?

Uykusuzluğa, uyarılmaya yol açan tüm faktörlerin neden olabileceği söylenebilir. Bu nedenle kaynağında kısa süreli ya da kalıcı psikolojik/biyolojik değişmeler yer alabilir. Bedensel hastalıklar ve bazı ilaçlar biyolojik faktörler olarak ortaya çıkmaktadır. Psikolojik faktörler olarak bireyin içinde bulunduğu gerginlik ve kaygı gibi yaşantıların, uykunu başlangıcında beklenen gevşemeye engel olduğu, hatta uyku yada uyumanın kaygı verici bir yaşantı olarak ortaya çıktığı söylenebilir. Böylece, hastanın uykuya girişi gecikmekte yada uykuya geçememekte, uyku başlasa bile kesintilerle sürmektedir.
 
Uykusuzluktan yakınan kişilerde değişik belirti ve bulgular; 
 
- Uykuya dalmakta güçlük
- Gece uykudan sık uyanma ve tekrar uyumakta güçlük çekme
- Sabah çok erken uyanma
- Dinlenmemiş uyanma 
 
Uykusuzluk hastaları değişik derecelerde etkilemek ile birlikte tipik olarak hastalarda dinlenmemiş hissetme, huzursuzluk, anksiyete, gün içi yorgunluk hissi gibi yakınmalar vardır.
 
Geçici veya hafif derece insomnide uyku süresi yetersizdir ve normal uyku süresi uyumalarına rağmen hastalar yeteri derece dinlenemediklerinden yakınırlar. Sosyal ilişkilerde ve iş yaşamında ya problem yoktur ya da hafif derece bir bozulma vardır.
 
Geçici veya orta derece insomnide de uyku süresi yetersizdir ve normal uyku süresi uyumalarına rağmen hastalar yeteri derece dinlenemediklerinden yakınırlar. Sosyal ilişkilerde ve iş yaşamındaki bozulma daha belirgindir.
 
Kronik (müzmin) veya ağır derece insomnide yetersiz ve dinlendirmeyen uykuya ek olarak sosyal ve iş ile ilgili fonksiyonlarda ciddi bozulma söz konusudur.
 
Bazen tanısını koymak güç olsa da uykusuzluk çeken bireyler için çok sayıda tedavi seçeneği vardır. Geçici insomni rahatsızlık birkaç gün süreceği için tedavi gerektirmeyebilir. Kronik insomnisi olan hastalar mutlaka ilgili hekimler tarafından görülerek rahatlama tedavilerine ek olarak gerekli tedavileri de almalıdır.
 
- Her 3 kişiden 1'i yaşamının bir döneminde uykusuzluktan yakınmaktadır.
- Araştırmalar göstermektedir ki erişkinler gece ortalama 8-8,5 saat uykuya ihtiyaç duyarlar.  

Uykusuzluğa Karşı Psikolojik Tedavi

Beth Israel Diyakoz Tıp Merkezi'nden Greg Jacobs tarafından gerçekleştirilen ve Archives of Internal Medicine dergisinde yayımlanan araştırma sonuçlarına göre davranış terapisi, uyku haplarından daha etkili. Üstelik ilaçsız tedavi uzun vadede olduğu kadar kısa süre içinde de başarılı olmakta.
 
63 katılımcıdan bir grup sekiz hafta boyunca bilişsel davranış terapisi, ikinci grup uyku hapıyla, üçüncü grup davranış terapisi ve uyku ilacı, dördüncü bir grup ise sadece etkisiz ilaçla tedavi edilmiş.
 
Dört haftalık terapiden sonra yapılan kontroller sonucunda davranış terapisi ve ikili terapinin en iyi çözüm olduğu ortaya çıkmış. Katılımcıların %44'ünde uykusuzluk sorunu azalmış. Sadece uyku ilacı alan grupta bu oran %29'la, etkisiz ilaç alanlarda ise %10'la sınırlı kalmış.
 
Sekiz hafta sonra davranış terapisi ve ikili terapinin olumlu etkisi aynı şekilde devam ederken, uyku ilacı düzenli olarak alınmadığı için olumlu etkisini yitirerek Placebo'nun etkisiyle eşit hale geliyor.. Araştırmacılar uyku ilacının düzenli olarak alınması halinde bağımlılık yapacağına dikkat çekerek bilişsel davranış terapisini öneriyorlar.



Etiketler
rüya rüyalar rüya tabirleri rüyalar hakkında rüya yorumları rüya sözlüğü rüyalar alemi rüya rüyalar rüya tabirleri rüyalar hakkında rüya yorumları rüya sözlüğü rüyalar alemi uyku uyku hakkında uyku düzeni rahat uyku uyku miktarı uyku süresi hakkında uykusuzluk uyku bozuklukları uyku hastalıkları uyku rahatsızlıkları uyku sağlığı uyku problemleri uyku sorunları parasomniler insomni insomni nedir insomni hakkında uykusuzluk nedir uykusuzluk belirtileri uykusuzluk tedavisi uykusuzluk hakkında uykusuzluk belirtileri uykusuzluk nedenleri uyku ilaçları uykusuzluğun tedavisi
 ADnet Reklamları ( Siz de reklam verin )
Site İçi Arama

Günlük Burcunuz

Burcunuzu seçiniz: