Rüya Tabirleri Sözlüğü A B C D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Rüya Tabirleri

Rüya Tabirleri

Ruyalar.com Türkiye'nin kişiye özel ücretsiz rüya tabirleri portalıdır. Sitemize göndermiş olduğunuz rüyalarınız Uzman yorumcular tarafından ücretsiz olarak tabir edilir. Aynı zamanda üyelerimizinde rüya tabirlerimize yorumları ve katkılarınıda görebilirsiniz. Lütfen web sitemizi standart rüya ve rehber dizinleri kıyaslamayınız. Sitemiz size özel ve kaliteli rüya tabirleri sunar.
Tarihteki Önemli Rüyalar > Atatürk'ün Rüyaları

Atatürk'ün Rüyaları

Atatürk'ün Annesinin Ölümüyle İlgili Gördüğü Rüya

Trenle çıktığı yurt gezilerinden birinde uyumaktaydı. Gördüğü kabus gibi rüya yüzünden kan ter içinde uyanır. Bir sigara yakar ve zile basarak kompartımanındaki hizmetine bakan Ali Çavuşu çağırıp;
"Gördüğüm rüya canımı sıktı" der.
Ali çavuş :
"Hayırdır paşam" deyince Atatürk'de rüyasını anlatır:
 
"Pek hayır olacağa benzemiyor... Kırlık bir yerdeymişiz. Her taraf yeşillik, birden bire bir sel geliyor, annemi alıp götürüyor. Endişe ediyorum. Yaverlere söyle, İzmir'e telgraf çekip annemin sağlık durumunu sorsunlar...

" Ve acı haber, kısa bir süre sonra yaveri Salih'in yolladığı şifreli telgraf ile gelir. Atatürk telgrafın şifreli olduğunu görünce hemen "Annem öldü değil mi" der. Annesinin cenaze törenine katılamaz ve yurt gezilerini kesmeden vatan hizmetine devam eder.  

Atatürk'ün Salih Bozok'un İntihar Edeceğini Gördüğü Rüya

Salih Bozok, Atatürk'ün yaverliğini yapmış, Atatürk'e candan bağlı adeta Atatürk'ün sırdaşı denebilecek yakınlıkta biriydi. Atatürk sağlığında onunla ilgili gördüğü rüyasını Salih Bozok'a anlatmıştı;
"Büyük bir otelin salonunda oturuyormuşuz. Yanımda sende varmışsın. Salonun bir köşesinde bilardo masası varmış. Masanın başında, arkası bize dönük olan bir zat oturuyor. Tam bu sırada odanın kapısı açıldı ve iri yarı 30 kadar adam içeri girdiler. Bunlardan biri eline bilardo masasından bir ıstaka alarak masanın önünde oturan benim teşhis edemediğim zatın omzuna bütün kuvvetiyle indirmeye başladı.

Omzuna vurulan zat ayağa kalkarak, kendini müdafaa etmekte ve "Bana niye vuruyorsun" diye hiddetle haykırmaktayken, sen bana göz ucu ile ne yapmak lazım gibisinden baktın. Ben sana sakın kıpırdama manasına gelen bir işaretle sükunete davet ettim. Bu sırada eli ıstakalı adam, bize doğru yaklaşarak karşımızda tehditkar bir vaziyet aldı.

Bu sefer Salih sen yine müdahale etmek istedin. Ben sana sus işareti verdikten sonra, o azılı adama dönerek;
"Sen kimsin ne istiyorsun" diye sordum.

Adam bu suale cevap vereceği yerde, cebinden bir tabanca çıkartarak iki kurşun sıktı. Biri bana, öteki sana. Sonra adam bize "Kalkın dans edelim" emrini verdi. İkimizde kalkıp onun huzurunda dans ettik."

Bilindiği gibi Atatürk'ün ölümünden sonra Salih Bozok tabancasıyla intihar etmiş ancak kurtarılmıştır.  

Atatürk ve Fevzi Çakmak'ın Rüyaları

"Mustafa'ya söyle korkmasın..."
 
İstiklal Harbi günlerinde, Sakarya Meydan Muharebe'lerinin en kritik dönemlerinde, top seslerinin Ankara'dan duyulmaya başlandığı ve Büyük Millet Meclisi'nin Kayseri'ye nakledilmesinin bile düşünüldüğü günlerde Atatürk, günlük çalışmalarının büyük bir kısmını yürüttüğü ve bugün müze olarak değerlendirilen Ankara Tren İstasyonundaki evde, bir sabah erken kalktığı bir sırada Çavuş Ali Metin'e;
 
Acele olarak Fevzi Paşa'yı telefonla ara, bul ve hemen buraya gelmesini söyle. Diyor.
 
Ali Metin, Fevzi Paşa'yı telefonla arayıp bulduğunda, Fevzi Paşa da Atatürk'ün yanına gelmek üzere, hemen evden çıkmakta olduğunu söylüyor. Fevzi Paşa, Atatürk'ün yanına girince, Atatürk ona bir kağıt kalem uzatıp;
 
Bugün gördüğün rüyayı yaz ve bana ver, diyor.
 
Kendisi de bir kağıt kalem alıp aynı şekilde o gün gördüğü rüyayı, Fevzi Paşa'ya vermek üzere yazmaya başlıyor. Yazma işi bittikten sonra, her iki Paşa da karşılıklı olarak yazdıklarını alıp okuyorlar ve okuma işi bittikten sonra birbirlerine bakıp sevinçle gülümsüyorlar.
 
Her ikisinin de yazdıklarını kendi kağıtlarından okuyan Ali Metin, her iki kağıtta da şu rüyanın yazılmış olduğunu görüyor:
 
Hz.Peygamber (s.a.v) Efendimiz, Hacı Bayrâm-ı Velî'ye diyor ki:
 
"-Mustafa'ya söyle, korkmasın, sonunda zafer onların olacak."
 
Bilindiği gibi, aynı gecede rüyalarında Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizi, Hacı Bayrâm-ı Velî'ye bu sözleri söylerken gören o iki muzaffer kumandanın o günkü isimleri, ''Mustafa Kemal'' ve ''Mustafa Fevzi'dir.  

Atatürk'ün Gördüğü Son Rüya

26 Eylül 1938 tarihinde Atatürk, rahatsızlığı ile ilgili olarak ilk defa hafif bir koma atlatmıştı. Prof. Afet İnan, olayı şöyle anlatıyor:
O geceyi rahatsız geçirdi. İlk komayı o zaman atlatmıştı. Ertesi sabahki açıklamasında;
"Demek ölüm böyle olacak" diyerek uzun bir rüya gördüğünü anlattı. Salih'e söyle, ikimiz de kuyuya düştük, fakat o kurtuldu" dedi.
Atatürk'ün burada "kuyuya düşme" sembolü ile gördüğü rüya vizyonu, kendisinin de söylediği gibi ölümünün habercisiydi. Salih Bozok'un kuyudan kurtulması ise, Atatürk'ün vefat ettiği gün, buna çok üzülen Salih Bozok'un intihar etmesi sonucu kurtarılmasını simgeliyordu...
Bu Atatürk'ün gerçekleşen son rüyasıydı...



Etiketler
rüya rüyalar rüya tabirleri rüyalar hakkında rüya yorumları rüya sözlüğü rüya rüyalar rüya tabirleri rüyalar hakkında rüya yorumları rüya sözlüğü önemli rüyalar tarihteki önemli rüyalar tarihteki gerçekleşen önemli rüyalar atatürkün rüyaları atatürkün gerçekleşen rüyaları
 ADnet Reklamları ( Siz de reklam verin )
Site İçi Arama

Günlük Burcunuz

Burcunuzu seçiniz:


Rüya EtiketleriTüm Etiketler