Ben bir mağaza içinde oluyorum. Bir köşede oturuyorum hep. Sonra gece de orda kalıyorum. Bir çadır gibi bişey bulup, onun içinde yatıyorum. Sonra sabah oluyor. Elime bir silah alıp, birinin gelmesini bekliyorum. Sonra o adam geliyor ve onu tam vuracakken, başka birisi onu vuruyor. Ben vurmamış oluyorum. Adam ölüyor ve öyle bir kan akıyor ki , heryer kan oluyor. Koskoca mağaza kanla doluyor. Adamı öldüren kişiyle birlikte kaçmaya başlıyoruz. Sanki bende suçluymuşum gibi. Polislerden kaçıyoruz ve bir tepenin ucundaki bir mezara gidiyorum. Sadece o mezar var. Başka yok. Sanki, mezardaki kişiye, için rahat olsun o artık öldü demek için gitmişim gibi oluyor. Sonra mezarlığın başından ayrılıp mağazanın oraya geri gidiyorum. Polisler beni yakalıyor. Benim öldürmediğimi bildikleri halde beni hapise götürüyorlar. Ben öldürmedim diyorum, biliyoruz diyorlar ama yinede götürüyorlar hapise...
Etiketler: mağaza mezar kan silah hapishane
Korumaya çalıştığınız bir mekan var. Yaptığınız iş veya olay kendiniz için değil birileri için. Başkalarının sorunlarıya ilgilenirken etkisinde kalabilir, suçluluk hissedebilirsiniz. Bazen değiştirmek istediklerimizi kendimizde yapmamız daha uygun olabilir.
Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Lütfen buraya tıklayınız.


