Şehir içinde, evlerin arasında kalmış, geniş bir arsadayız. Yerler yemyeşil çimen kaplı, tek tük de ağaçlar var. Ben eşimle birlikte, diğer birkaç çift gibi, yere uzanmışım. Etrafta hafif ve güzel bir müzik sesi var. Benim üzerimde bembeyaz, içinde kendimi çok rahat ve huzurlu hissettiğim bir elbise var. Herşey böyle güzelken, birden ağzımda birşeyler oluyor. Elimi ağzıma götürüyorum, bir de bakıyorum ki, 10-15 tane diş elime düşüyor.Hafif bir üzüntü ve sıkıntı hissettiğimi hatırlıyorum. Dişçiden randevu almak üzere olduğumuz yerden ayrılıyoruz. Yolda giderken bir evin önünde, boydan boya asılmış çamaşırlar görüyorum. Bunların hepsi rengarenk çocuk çorabı. Bir evden niye bu kadar çok çocuk çorabı çıkar diye düşünürken, burasının bir çocuk yuvası olduğunu fark ediyoruz. (Bu arada çorapların çoğu, sarı ve kırmızı renklerde) Eve gittiğimde, doktor aramaya başlıyoruz. Pek panik halinde değilim. Aynaya bakıyorum, yüzümün şişip kocaman olduğunu, yanaklarımın kızardığını görüyorum. Dişlerim kökleri ile değil, damağa birleştikleri yerden kesilmiş gibi ayrılmışlar avucuma düşen dişler, üst damağımın sağ tarafındakiler, Ama aynaya baktığımda, ön ve sol dişlerimden bazılarında da parça kayıpları görüyorum. Bir azı dişimde de ciddi bir çürüğü fark ediyorum. Sonra doktora gitmek üzere arabaya biniyor ve yola çıkıyoruz. Bir arkadaşımız bize yolda daha iyi başka bir doktoru tavsiye ediyor. Tarifinden, yerini anlıyoruz, ama bir türlü o sokağa giremiyoruz. Aramamız böyle sürerken uyanıyorum.
Etiketler: ada araba müzik sarı randevu
Herşey yolunda gidiyorken ani bir hastalık haberi alabilir üzüntü ya?ayabilirsiniz. Çocuklara dikkat etmek gerekiyor kazalar olabilir.
Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Lütfen buraya tıklayınız.


