Bir oğlum varmış benim. 4-5 yaşlarında ama ben kendi kendime diyorum ki, benim kimseyle ilişkim olmadı, nasıl olur bu iş. Zaten hamileliğimi bile hatırlayamıyorum diyorum. Çocuğun babasıda tanıdığım biri değil, zaten yüzyüze de görüşemiyoruz. Bana mektup yazıyor. Ben de ona yazıyorum. Çocuğumdan senelerce ayrı bıraktın beni, artık görmeme izin ver diyorum. Sokağımızda görüyorum adamı, konuşmak için peşine düşüyorum ama kaçıyor. Bahçeye geldiğimizde o gözden kayboluyor, bu durum sanki ayrı zamanlarda oluyor gibi tekrarlanıyor. Sonra evdeyim. Bir masada ablam ve tanımadığım bir kadın oturuyor. Tanımadığım kadınla konuşuyoruz. Şu masum yavrucağın ahlaksız anası terk edip gitti diyor. Öyle deme annesi benim, diyorum ama abla ben ne adamı tanıyorum, ne hamilelik dönemini hatırlıyorum. Zaten ben böyle şeyler de yapmam diyorum. Sonra çocuk geliyor. Adımla bana sesleniyor. İçimde öyle büyük bir sevgi duyuyorum ki, çocuğa sarılıyorum. Tam annesi olduğumu söyleyecekken, belki benden haberi yoktur biraz bekleyeyim deyip vazgeçiyorum.
Etiketler: ada kadın iş abla mektup
Uzaklardan gelecek bi haberle sevineceğinize ve sizin sevindiğinize sevinecek dostlarınız olduğuna, mutluluğu aramak yerine onu beklemeniz gerektiğine, olayları bazen akışına bırakmanız gerektiğine işarettir.
Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Lütfen buraya tıklayınız.


