Okuldaymışım, sarı ve uzun saçlı, saçlari toplanmış bir hocamiz varmis, ders anlatiyormus. Sonra nedenini şu anda hatirlamadigim bir sekilde kendimi tahtada buluyorum, birsey icin para toplanmasiyla ilgiliymisim. On siralarda oturan zenci bir kadin bu paranin buyuk bir kismini aliyor, ihtiyaci varmis, cok az bir kismini birakiyor, geri almaya calisiyorum, butun parayi almaya calistigi geride birsey birakmadigi icin ofkeliyim. Hocaya kadinin zorla parayi aldigini soyluyorum, o da kadini zorla yakalatiyor. O sirada kadinin bakislarindan sanirim, korkuya kapiliyorum, kadina donup paranin benim icin olmadigini, kendi param olmadigi icin de boyle bir duruma razi olamayacagimi, eger benim olsaydi almasina goz yumacagimi soyluyorum. Ama bunlari sirf bana olan ofkesini azaltmak icin soyluyorum, cunku bana zarar vermesinden korkuyorum, aslinda yalan soyledigimi icten ice biliyorum. Aradaki gecisi tam hatirlamiyorum ama ruyanin devaminda okulumdan bir erkek hocayi goruyorum, onunla sohbet ediyoruz. Bu hoca, gercek hayatta cok iyi niyetli, ogrencilerin rahatlikla konusabilecegi birisidir, o yuzden genel olarak ogrenciler arasinda sevilir. Sonra, ayni bolumde oldugum bir erkek arkadasimla karsilasiyorum, yaninda kiz arkadasi da var. Sasiriyorum, cunku en son gercek hayatta ayrilmislardi, ama onlarin ayrilip barismalari gunluk rutinleri oldugu halde neden bu kadar sasirdigimi bilmiyorum. Onlarla konusurken bir anda farkina variyorum bazi seylerin ve biliyorum diyorum. Arkadasim afalliyor neyi biliyorsun diye, hocanin kizarkadasinla iliskisi oldugunu diyorum. Nasil anladigimi bilmiyorum ama dogru oldugunu biliyorum, tabiki ruyamda, gercek hayatta boyle birsey yok. Konusmalardan anladim diyorum, ama boyle birseyin nasil olabildigine sasiyorum, o evli, ayrica yasal olarak suc, nasil boyle birsey olabilir diyorum. Yuruttukleri bir projede samimi olduklarini soyluyor erkek arkadasi, o sirada erkek arkadasinin boyle bir savunma yapmasi pek garip gorunmemisti, sadece o ogrencinin kendinden 12 yas buyuk ve de evli olan bir hocayla nasil birlikte olabildigine hayret edip, kiz icin uzulmustum. Ruyanin geri kalani agirlikli olarak kirmizi buyuk bir top ile ilgiliydi. Bu top cok onemli bir macta kullanilacakmis, ancak hileliymis sanirim. Ruyanin basini tam hatirlamamakla birlikte, kendimi, kardesimi ve yanimizdaki bir kisiyi (akraba cevremden birisiydi, ama simdi kim oldugunu hatirlamiyorum belki kuzenim olabilir) kucuk bir davet gibi birseyde kenarda goruyorum. Davette, insanlar bizden biraz uzakta dans ediyorlar. Davet bir akrabamizin evinde yapiliyormus. O kisi su anda 60'larini asmis olmasina karsin, ruyamda 30'larinda, uzun kivircik sacliydi ve askili, gogus dekolteli, kahverengi uzun bir elbise giyiyordu. Biraz sonra, eve siyah, uzun bir elbise giyen kizi geldi (gercek hayatta o kisinin kizi olmayan, baska bir uzaktan akrabam). O akrabam, profesor oldugu icin Amerika'ya bir sempozyuma gideceklermis ve kizi da onunla birlikte gidecekmis. Bunu duyunca cok kiskaniyorum, ben de yurtdisina gitmek istedigim icin. Onlar da dansa katilirken, biz kenarda durmaya devam ediyoruz. Sonra orasi birden degisiyor ve bir grup insanin o kirmizi topla oynadigi bir yere donusuyor. Top bizim oldugumuz yere geliyor, kardesim almak icin hamle etse de, ben alacagimi soyleyip kosuyorum. O sirada oynayan gruptan biri de bize dogru geliyor, ben topun onunu kesip onlara dogru vurmaya calisiyorum, ama top cok buyuk gorunuyor. Bunun uzerine topu yakalayip geri atiyorum, ama mesafeyi iyi ayarlayamadigim icin cok ileri gitmiyor, gene de bize dogru kosan kisinin onune dogru dusuyor. Yalniz, yakaladigim top, kirmizi degil, ayni buyuklukte beyaza yakin sari renkli. Neyse, sonra bir anda kendimi kirmizi topu arayan bir ekipte buluyorum. O kirmizi topun bir ozelligi varmis, dolayisiyla macin o topla yapilmasi gerekiyormus. Otopark garaji gibi bir yere geliyoruz, ancak daha alcak tavanli bir yer ve bombos. Ben kolonlardan tirmanip topun sakli oldugu yeri bulmaya calisiyorum, en sonunda topun sakli oldugu yeri buluyorum. Topun oldugu yerin kapisi kilitliymis, tirnagimi kilide sokuyorum, tirnagim kilide her girisinde, tirnagim uzayip o kilidin anahtari seklini alirmis, boylece kapiyi aciyorum. Icerde toptan baska, bir de bolumden baska bir erkek arkadasim var. Ona seni kurtardik, hadi cik diyorum, ancak bir cesit ilacin etkisinde sarhos gibi, orda kalmak istedigini, cikip da ne yapacigini soyluyor. Bunun uzerine yanimdaki iki kisiye onu goturmelerini, benim de acildigini anlamamalari icin kapiyi kilitleyip eski haline getirecegimi soyluyorum. Onlar arkadasimi kollarina girerek gotururken, ben de kapiyi kilitliyorum. Tam kilitleyip giderken, birileri geliyor, ama ben son anda saklandigim icin gormuyorlar (Ruyaninin kirmizi topla ilgili bolumunu 3 kere gordum ayni uyku suresince, ancak hepsinde son kacis kismi degisti). Ilk kacis kisminda yalnizca calilardan ve denizden bir kacis vardi, uzerimize gelen morlu ve sarili garip kiyafetli ve kafalarina da kiyafetleriyle ayni renkli yuzlerini tamaman kapatan kumas kasklar gecirmislerdi. Ikinci tekrarda, ayni kacislarin sonunda, birseyi korumaya calisiyorduk, sanirim tavuk ya da yumurtasi gibi birseydi. Ucuncu tekrarda ise, kacisa basladigimizda calilarin, agaclarin arasinda kostuktan sonra bir evin bahcesine geliyorduk. O eve, bir aganin ogluna baslik parasiyla kiz almaya geliyorlardi, ben de kizin bu sekilde evlenmesini onlemek icin oglu kendime asik ediyordum, amacim onu ve babasini polislerin bekledigini bildigim sahile goturebilmekti. Ogul ikinci tekrarda korumaya calistigimiz tavugu eline aliyordu, eline almadan once canli ve kuluckaya yatmis olan tavuk, eline aldiginda pismis tavuk butuna donusuyordu ve ben ne kadar itiraz etmeye kalksam da onu yiyordu. Sahile dogru yururken, kirmizi renkli kravatini cikarip bana veriyordu, ben de boynuma sarinca birden şal gibi oluyordu. Sonra, hic tanimadigim bu ogul, birden benden hoslandigini dusundugum ve benim de kayitsiz sayilamayacagim gercek hayattaki bir arkadasima donustu. Onunla yurumeye devam ederken, bizim bolumdeki kisilerin toplanmis oldugunu ve en yakin arkadasimin da mezuniyet konusmasi yapacagini gorup oraya yaklasiyoruz, en yakin arkadasim tam konusmasina basliyor, ve ben de yanimdaki kisiyle bu arkadasim arasinda gercek hayatta da mevcut olan gerginligin son bulacagini, nihayet erkek olan arkadasimin kiz olan arkadasimi benim gordugum gibi iyi bir insan olarak gorecegini dusunup sevinirken, en yakin arkadasim onu gorup apar topar konusmayi bitiriyor. 14 yildir bana katlanan herkese tesekkur ederim diyor, sonra benim alinmam uzerine tabi sana da diyor. Sonra biz yurumeye devam ediyoruz, o sirada bizim orda oldugumuzu bilmeyen, oglanin babasi, kizin babasi ve kiz da sahile geliyorlar. Ben birden silahlar cekilecek diye kendimi kum yigininin arkadasina atiyorum korunmak icin. O sirada babanin adamlarimdan biri beni vurmaya geliyor, once silahi bana tutarken ve ben de isabet ettiremesin diye yattigim yerde surekli hareket ederken, birden silahi kendine ceviriyor. Hareket etmemin nedeni, adamin arkasinda polisin durdugunu ve bana ates etmeye kalktiginda vurulacagini bildigimden sureyi uzatmaya calismam, cunku onceki tekrarda oyle olmus ve ben de bunu biliyorum. Ancak adamin silahi kendine cevirmesiyle, bunun onceki tekrarin kopyasi olmadiginin farkina variyorum ve polis de adamin kendini vurmasini engelleyip tutukluyor. O sirada, oglanin babasiyla, evlenmesi icin getirdigi kiz geliyor. Babayi tutukluyorlar, oglan da kizdan ozur diliyor, sanirim seninle evlenmekten senin icin korktum diyor, patates sever misin diyor kiza, kiz sasirip hayir diyor, o da eger benimle evlenseydin her gun patates pisirmen gerekecekti diyor ve gidiyor. Ben de omrum boyunca onu kaybetmenin uzuntusunu cekecegimi dusunurken uyandim. Yorumlariniz icin simdiden tesekkur ederim...
Etiketler: öğrenci aşk para aşk hoca kirmizi buyuk top yasak aşk sarı top tırnak anahtar
Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Lütfen buraya tıklayınız.

